Goldaş > Kurumsal >
Değerli pay sahiplerimiz,
Mücevher ihracatçısı ülkeler arasında dünya ikinciliğini elinde bulunduran Türkiye'nin, son on yıl içinde hızlı gelişen ve dünya lideri olmaya aday kuyumculuk sektöründe, başarıyla geçen bir yılı daha geride bırakmanın haklı gururunu taşıyoruz.
Goldaş'ı kurduğumuz ilk yıllarda, ülkemizin kuyumculuktaki zengin birikim ve altyapısının modern ve yenilikçi bir çizgi ile birleştirilerek uluslararası pazarlara taşınabilmesi için teknolojiye, insana ve tasarıma yatırımın şart olduğunu gördük ve bu yatırımlar ile birlikte, ihracata ve dış piyasaya odaklı stratejimiz doğrultusunda attığımız adımlar bizi bugüne taşıdı.
Gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı kıymetli maden ve mücevherat pazarlarında yürüttüğü faaliyetler kapsamında dünya piyasalarında söz sahibi olup, 5 kıtada 45 ülkede satış gerçekleştiren bir şirket olarak her zaman attığımız adımların öneminin farkındayız. Gelecek dönemlerde de aynı kararlılık ile dünya kıymetli maden ticaretinde ve mücevherat pazarında söz sahibi olmak amacıyla daha da önemli adımlar atmak için girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz. Goldaş olarak 2006 yılında, Türk Kuyum sektörünün, 1.2 milyar ABD Doları düzeyinde seyreden altın ihracatındaki pazar payımızı iki katına çıkartarak %10 seviyesine yükseltmiş olmanın verdiği gururla, 2007 yılının da gerek sektör gerekse kurumumuz için olumlu gelişmeler sunacağına inanıyoruz. Altın ithalatında ise, İstanbul Altın Borsası'nda (İAB) toplam 193 ton düzeyindeki altın ithalatının yaklaşık %62'sini Goldaş Grubu olarak gerçekleştirmiş bulunuyoruz.
Büyümeye odaklı, yurtiçindeki dağılımının yanısıra özellikle yurtdışı pazarlarda etkin bir şekilde varolmayı hedefleyen uluslararası bir şirket yapısına sahip olan Goldaş, uzun ve zorlu bir süreç olan markalaşma yolunda, bu süreci iyi yönetebilmek için öncelikle markasının hedef konumunu tespit etmiş ve ardından bu hedefin gerekliliklerini uygulamaya başlamıştır. Sektörde tanınmanın ardından son tüketicinin gözünde marka bilinirliğini artırmak temel hedefimiz oldu. Bunun için reklam ve PR faaliyetlerinin yanı sıra markamızı taşıyan mağazalar zincirleri oluşturma yoluna gittik. Farklı bir konsepte sahip olan Goldaş mağazaları markamızın bilinirliliğini çoğalttı. Mağazalarımız Türkiye'nin yanı sıra büyüme potansiyeli ile yükselen Rusya ve Çin pazarında da dikkat çekmeye başlamıştır. 2005 yılında ilk adımımızı attığımız Çin'de mağazalaşma yoluyla büyüme yolunu seçtik ve mevcut 7 mağazamıza ek olarak Şangay dışındaki bölgelerde, ilk etapta Pekin ve Ganzu'da bayilik yoluyla mağazalar açılması için gerekli çalışmalarımızı başlattık. 2006'da Rusya'daki bayi mağazalarımızın sayısını 21'e çıkarttık, açılacak yeni bayi mağazalar ile bu pazardan aldığımız payı artırmayı hedefliyoruz. 2007'de de mağazacılık önemini koruyacak, 2006 yıl sonu itibarıyla sayıları yurtiçinde 45, yurtdışında 28 olan Goldaş ve Assortie mağazalarımızın artmasını ve ilerleyen yıllarda dünyanın önemli moda merkezlerinde de mağazalarımızın hizmet vermesini arzuluyoruz.
Temsilcilik ofislerinin bulunduğu ülke sayısı 4 kıtada toplam 10 adete ulaşan Goldaş, sözkonusu temsilcilikler kanalıyla ihracatını artırarak ilgili pazarlardaki konumunu her geçen gün güçlendirmektedir. İhracat yaptığımız ülkeler arasında ABD, İngiltere, Almanya, BAE, Rusya, Güney Afrika, Tayland ve Çin bulunmaktadır.
Goldaş markasını yenilikçi, modern, şehirli, günceli ve trendleri takip eden ve geleneksel sanatı modern teknoloji ile birleştiren çizgiye sahip bir marka olarak konumlandırdık. Bu çizgi ürünlerimizden, reklam ve tanıtım stratejisine kadar şirketimizin pekçok alanında kendini gösterdi ve göstermeye de devam ediyor. Bunun yanı sıra, güncel, araştırmacı , modern, en son teknolojinin kullanıldığı, konsept içeren tasarımlara imza atmayı öncelikli hedeflerimiz olarak belirledik. Gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında güçlü bir şirket ve marka yaratmak için adımlar attık, atmaya da devam ediyoruz.
Bundan sonra da dünya markası olabilmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Büyüme ile birlikte pazar avantajı elde etmenin, global rekabet gücüne sahip olmanın ve istikrarlı satış sağlamanın özellikle uluslararası alanda markalaşmaktan geçtiğinin bilincinde olarak, mevcut markalarımızı güçlendirmekle birlikte, yeni hedef kitlelere ulaşmamızı sağlayan yeni markalar yaratmaya devam edeceğiz. Kuyum ve mücevherat sektöründe, Türk markalarının yurtdışındaki tanınma çabalarına önemli bir destek sağlayan, tanım olarak "Türk" ve "kalite" konseptlerinin bir araya getirilerek Dış Ticaret Müsteşarlığı adına tescil ettirilerek koruma altına alınmış olan Turquality projesi kapsamına dahil olmamız, sürdürdüğümüz markalaşma çalışmalarına daha da güç katacaktır
Mücevheratta dünya markası olabilmenin ilk şartı tasarımdaki gücümüz… Dünya trendlerine yön verebilme ve özgün tasarımlar ortaya koyabilme yeteneğine sahip olmak adına tasarım ve mağaza konseptimiz markalaşmada en fazla önem verdiğimiz konular arasında yer almaktadır. Bu sebeplerle, Goldaş devamlı olarak üretim alt yapısının iyileştirilmesi, yeni ürün ve markaların yaratılmasına olanak sağlayan teknoloji ile Ar-Ge'ye yatırım yapmakta olup yeni yatırım planlarına ilişkin bütçeleme çalışmalarına da devam etmektedir.
Kendi sektörü bünyesinde, Londra Kıymetli Madenler Birliği (LBMA), İstanbul Altın Borsası (İAB), Uluslararası Kıymetli Madenler Enstitüsü (IPMI) ve The Silver Institute gibi dünyanın en prestijli kurumlarına üyelikleri bulunan Goldaş olarak çok önemli olduğuna inandığımız sosyal sorumluluk projelerine de imza atıyoruz. Her yıl takı sanatı ve kültürü ile ilgili yayımladığımız kitaplar, dünya çapında binlerce üst düzey işadamına gönderilen, Türkiye'nin ve mücevherat sektörünün tanıtıldığı Goldaş Magazine dergisi, Takı Tasarım Yaz Okulu bu projeler arasında yer almaktadır. Diğer yandan, 2006'da, Birleşmiş Milletler Eski Genel Sekreteri Kofi Annan'ın başlattığı gönüllü bir girişim olan Küresel İlkeler Sözleşmesi'ni imzalayan ilk Türk mücevherat şirketi Goldaş oldu. Faaliyet gösterdiğimiz ülke sayısını her geçen gün artıran şirketimiz, bu imzayla küresel ilkeler sözleşmesinde yer alan ilkeleri tüm organizasyon yapısında benimseyip uygulayacağının sözünü vermiştir.
Markası, ürünleri ve organizasyon yapısı ile bir dünya şirketi olan Goldaş, 120 şirketin üye olduğu Tokyo Altın Borsası'nda yer alan ilk ve tek Türk şirketi oldu. Tüm sektörler için cazip bir hale gelen ve halihazırda mağazalarımız ile var olduğumuz Uzak Doğu pazarındaki konumumuzu güçlendirmek adına bu üyeliği gerçekleştirirken hedefimiz dünyanın önde gelen diğer borsalarında da bayrağımızı dalgalandırmaktır.
13. yılımızda yeni yapılan anlaşmalarla lisanslı ürün portföyümüz dünyada benzeri olmayan bir zenginliğe kavuşurken, Goldaş markası altında tasarlanan kolleksiyonlara yenileri eklendi. Ayrıca, evlenecek çiftler için her zevke uygun alyans alternatifinin sunulduğu Wedding D'sign ve farklı tarzları buluşturan takı ve aksesuar markamız Assortie ortaya çıktı. Dünyanın dört bir yanında hayranları ve taraftarları bulunan Walt Disney, Warner Bros., Garfield, Barbie, Liverpool, Alman Milli Takımı, Arsenal, FB, GS, BJK gibi birçok markayı barındıran Lisanslı ürünler portföyümüzü daha da genişletmeye devam edeceğiz. Külçe altın markamız Chip Gold ve gümüş takı markamız Silver D'sign ürünlerinin daha geniş bir alana yayılması 2007 yılına ilişkin projelerimiz arasında. Büyük süpermarket zincirleri de dahil olmak üzere geniş bir alanda satışa sunulan Chip Gold ve Silver D'sign ürünlerimizin satış noktalarını artırmak için çalışmalarımız devam etmektedir.
Büyümeye odaklı stratejimiz yeni kararları da beraberinde getiriyor. Goldaş'ın kuruluşuna ev sahipliği yapan İstanbul Merter'deki üretim tesislerimizi, pek yakında yeni merkezine taşıyacağız. Goldaş'ın gelişiminde çok önemli bir evreye girdiğimizin farkındayız.
Goldaş açısından verimli bir yılı geride bırakmanın verdiği güçle 2007'de de sektör lideri konumumuzu korumaya, var olduğumuz pazarlarda gücümüzü artırmaya, yeni ve kârlı iş fırsatlarının yaratılması için çabalarımızı sürdürmeye kararlıyız.
Yatırımcılarımıza ve tüm Goldaş dostlarına, Goldaş'a duydukları inanç ve güvenleri için teşekkür ediyor, hedeflerimizi gerçeğe dönüştürmek için çıktığımız yolda bundan sonra da yanımızda olmalarını diliyorum.
Saygılarımla,
Hasan Yalınkaya
Yönetim Kurulu Başkanı