Goldaş > Kurumsal >
Değerli ortaklarımız, çalışanlarımız, müşterilerimiz,
2006 yılı Türk ekonomisindeki olumlu gelişmelerin, olumsuz gelişmelerden baskın olduğu bir yıldı. Özellikle yabancı yatırımcının Türkiye'ye ilgisinin arttığı bir yıl olan 2006'da, Türkiye'ye yüksek miktarda doğrudan yabancı sermaye yatırımı girdi. Net uluslararası doğrudan yatırım girişi 2006 yılında yaklaşık 20 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Piyasalar, başta finans sektörü olmak üzere birçok şirket satın alma ve birleşme operasyonuna tanık olurken, ihracat bir önceki yıla kıyasla %17 artarak 85 milyar ABD Dolarına ulaştı. GSMH ise 400 milyar ABD Doları seviyelerine çıktı. Türkiye, dışa açılma ve serbestleşme noktasında artık önüne hedefler koyabilen ülkeler ligine girdi. 2007 yılında da, yabancı yatırımcıların 2006 yılında hakim olan bakış açısını korumasını ve gelişen piyasalar arasında doğrudan sermaye ve portföy yatırımları açısından Türkiye'nin ön sıralarda yer almasını bekliyoruz.
2007 yılında, belirli riskler ve fırsatlar dünya ekonomileri için ön plana çıkmaktadır. 2006 yılında yaşanan dalgalanmada da etkili olduğu gibi temel argüman ABD ve Asya denkleminin ne şekilde sonuçlar vereceğidir. Küresel ekonomideki mevcut dengesizliğin kökenleri, ABD'nin giderek büyüyen cari işlemler açığına karşın Asya'da yaşanan yüksek tasarruf oranlarında aranmaktadır. Diğer yandan, geçmişte yoğun yatırım ve büyüme dönemlerinin ardından genelde büyük krizler yaşayan gelişmekte olan ülkelerin, karşı karşıya bulunduğu riskler azalmakta. Gelişmekte olan ülkelerin artık kendi para birimleri cinsinden borç bulabilmeleri, borçlarını yönetilebilir düzeylerde tutmaları, önemli döviz rezervleri biriktirebilmeleri ve finansal sistemlerini iyileştirerek döviz kurlarını gerçekçi düzeylere çekmeleri risk faktörlerini azaltan unsurlar. Biz de, faaliyet alanı oldukça geniş olan halka açık bir firma olarak, Türkiye gündemini yakından takip etmenin yanı sıra uluslararası piyasalarda faaliyette bulunmamızdan dolayı haber niteliği taşıyan her türlü bilgiye ulaşıp analiz etmeye gayret ediyoruz.
Ekonomide, 2006 yılına damgasını vuran önemli olaylardan biri de önce Mart ayında, ardından daha şiddetli olarak Mayıs ve Haziran döneminde yaşanan global finansal piyasalardaki dalgalanma oldu. Dalgalanmada temel argüman başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki durgunluk endişesi paralelinde faiz, mal ve emtia hadlerindeki volatilite idi. Yaşanan dalgalanmaya paralel olarak, Haziran ayında İMKB 31,492 seviyesi ile yılın en düşük değerini gördü, ABD Doları %26'lık değişimle yine Haziran ayında dalgalanma sürecindeki en yüksek artışını kaydederken, Dolardaki değer kaybıyla Altın Mayıs ayında 730 Dolarla 26 yılın zirvesine ulaştı. Altın, 1980 yılında 850 Dolarla tarihin en yüksek seviyesini görmüştü. Gecelik borçlanma faizleri 425 baz puan birden artarken, iç borçlanma faizleri de %23'lerin üzerini gördü, enflasyon ise yeniden çift haneli rakamlara döndü. Ancak, olumlu bir gelişme olarak İMKB'deki dalgalanmaya rağmen ülkemize inancını kaybetmeyen yabancı yatırımcıların borsamızdaki payı yıl boyunca %64-66 seviyelerini korudu.
İMKB'nin diğer dünya borsalarına göre kötü bir performans göstererek %1.66 oranında değer kaybettiği 2006 yılında, yıla 95 mn USD mertebesinde piyasa değeri ile başlayan Goldaş hisse senedi yıl içindeki piyasa dalgalanmalarından da etkilenerek izlediği inişli çıkışlı seyre rağmen yılı mevcut seviyelere yakın bir düzeyde kapatmayı başardı. IMKB, piyasa değeri açısından 2006 yılını başladığı seviyelerde tamamladı. 2007 yılında da ülkemize olan yabancı yatırımcı ilgisinin devam etmesiyle, piyasa kapitalizasyonunun artması beklenmektedir.
Goldaş Kuyumculuk hızlı büyümesini 2006'da da sürdürdü. Goldaş'ın cirosu geçen yılın aynı dönemine göre %37 oranında artarak 3.2 milyar YTL'ye ulaştı. Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına uygun olarak hazırlanan konsolide bilanço verilerine göre, Goldaş'ın büyüme trendi 2006 genelinde hız kazandı. 2006'ya iyi başlayan Goldaş'ın, 2006 net dönem karı da 2005 yılına göre %62'lik artışla 8 milyon YTL'ye ulaştı.
Dünya gittikçe daha hızlı dönüyor. Gelişmekte olan ülkelerin geçmişteki hatalardan ders aldıkları ve krizlere karşı artık daha dayanıklı hale geldikleri görülüyor. Türkiye de bu yönde çok önemli adımlar attı; ekonomik reformların sürdürülmesi uzun vadede Türkiye'yi yüksek refaha giden sürdürülebilir büyüme yoluna sokacaktır. Türkiye için diğer önemli bir faktör ise yüksek ekonomik büyüme performansı gösteren Çin ve Hindistan gibi ülkelerin birer rakip olarak değil ortak olarak görülmesinin ve bu ülkelere olan ihracatımızı artırmanın yollarının aranmasının gerekliliğidir. 2007, Türkiye'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler nedeniyle siyasetin piyasalar üzerindeki etkisinin artacağı bir yıl olacak. Seçim sürecinin, ekonomik performansın ve yabancı sermayenin ülkemize olan ilgisinin daha da artmasına katkısı olması açısından, siyasi istikrarın devamını sağlayacak şekilde sonuçlanması en büyük dileğimiz. Biz Goldaş olarak, AB müzakere sürecinde beklemeye alınan başlıklar ve Kıbrıs sorunu gibi olumsuzluklarla başlayan 2007'yi, barındırdığı fırsatları ön planda tutarak en iyi şekilde değerlendirmeye niyetliyiz.
Finansal yapımızı güçlendirmek, ürün portföyümüzü genişletmek, yurtdışı temsilciliklerimize ve Goldaş markalı ürünler satan mağazalara yenilerini eklemek, bayi ağımızı güçlendirmek de diğer hedeflerimiz arasında yer alıyor. Lisanslı ürünler portföyümüzü geliştiriyoruz ve bu alandaki çalışmalarımıza da devam edeceğiz. Ayrıca, markamızı güçlendirmek açısından teknoloji ve Ar-Ge'ye yaptığımız yatırımlar da sürecek.
Goldaş'a inanan tüm yatırımcılar ve ortaklarımızdan, önümüzdeki dönemde de inançlarını sürdürmelerini diler, bu noktaya beraber geldiğimiz Goldaş çalışanları ve müşterilerine katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Saygılarımla,
M. Sedat Yalınkaya
Genel Müdür